2021’in İK Trendleri

2021’de insan kaynaklarını neler bekliyor? İK’da yeni trendler neler olacak? Hangi alanlarda istihdam artacak? İK uzmanları bu soruları masaya yatırdı. Kadın İK Liderleri ise kadın çalışanlar için tavsiye rehberi hazırladı…

Kaynak: PARA / Haftalık Ekonomi Dergisi

Makale: ÜRÜN DİRİER

DÜNYA genelinde toplumsal hayatı de­rinden etkileyen pandemi en çok çalışma hayatı üzerinde dönüştürücü etki oluştur­du. Bu durumdan doğal olarak insan kay­nakları (İK) sektörü çok fazla etkilendi. Ofislerin eve taşınması ve uzaktan çalışma, uzaktan toplantı kavramlarının hayatımıza girmesiyle, online insan yönetimi İK’nın ve yöneticilerin gündem maddelerinden biri haline geldi. İşe alımlarda beklenen yetkinlik setleri de değişti. Online ekip yönetimi, tek başınayken de motive olarak çalışabil­me kabiliyeti ve kriz anlarında çevik hareket etme becerisi gibi özellikler aranır hale geldi.

Peki 2021’de insan kaynaklarını neler bekliyor?

İK’da yeni trendler neler olacak?

Hangi alanlarda istihdam artacak?

İK uzmanları bu soruları masaya yatırdı. Kadın İK liderleri ise, geleceği parlak kadın çalı­şanlar için tavsiye rehberi hazırladı.

‘’ZORLU SINAVA DEVAM’’

Deloitte Şirket Ortağı ve İnsan Yönetimi Hizmetleri Lideri Cem Sezgin’e göre, iş dünyası için 2020 bir deneme yanılma dönemiydi. Önce kısıtlamalar, sonra normalleşme ve tekrar kısıtlamalar. 2021’e bu dönem boyunca elde edilen deneyimler ile gireceğiz. E-ticaret, tarım, gıda, lojistik, teknoloji, sağlık gibi sektörlerin  yıldızları  parlamaya  diğer birçok sektör ise zorlu bir sınav vermeye devam edecek. Ancak ister büyüme ister daralma yaşansın tüm sektörler otomasyona odaklanarak, karbon işgücünden dijital işgücüne geçişi hızlandıracak yatırımlar yapacak.  Bununla birlikte bordrodaki statik yükü azaltmak ve çalışan maliyetlerinde esneklik kazanmak adına, kurum dışı alternatif işgücü kaynaklarına yönelim de artacak.

‘’YENİ ROLLER ORTAYA ÇIKIYOR’’

“Kurumların yeni normale adaptasyon döneminde ofislere dönü­şe geçmesiyle geleneksel çalış­ma yöntemlerinden sıyrılmak zorunda kaldığını görüyoruz” diyen EY Türkiye Danışman­lık  Hizmetleri Bölüm Başka­nı  Gökhan Gümüşlü’ye göre, iş sürekliliği sağlamak ve yeni normale  adapte  olmak  için kurumların bazı aksiyonlar almaları, ter­cihten öte artık bir zorunluluk. Orga­nizasyon şemasının yeniden şekillendirilmesi, artan esnek­lik ve uzaktan erişime dayalı  yeni  roller ve süreçler geliştirilmesi, kurumların günde­minde olması gereken unsurlar. Özellikle genç nesilde artan esneklik arayışı, kurumları çalışanlarına ofisten ve uzaktan çalış­mayı kapsayan karma çalışma modelleri sunmaya teşvik ediyor. Ayrıca, bu modelle­rin uzun vadeli olarak uygulanabilmesi için bu çalışma modellerine uygun ödüllendirme, yan haklar, teknoloji gibi destekleyici unsurların da şirketler tarafından sağlanması bekleniyor.

“HİBRİT MODELLER YÜKSELİŞTE”

Nielsen Türkiye İK Direktörü Ebru Odabaşı’na göre de pandemi süreci şirket­lerin uzaktan çalışma konusunda kendileri­ni test ettikleri bir dönem oldu. Şirketlerin pek çoğu, uzaktan da verimli bir şekilde çalışılabileceğini ve bu çalışma şekli ile ve­rimlilik ve tasarruf fırsatının oluştuğunu gördü. Araştırmalara göre, pandemi son­rası şirketlerin iş güçlerinin yaklaşık yarısı, tamamen ya da kısmen evden/uzaktan ça­lışmaya devam edecek. Ancak şirketlerin çoğunluğu, çalışan bağlılığını sürdürmek  üzere hibrit modelleri tercih ede­cek. Dijitalleşme ve uzaktan çalışma test sürüşünün başarı­lı olması ile birlikte, 2021’de freelance ça­lışma modelinde hızlı bir  artış  göreceğimize işaret eden Odabaşı’na göre, şirket bünyelerinde serbest çalışan sayısında önemli bir artış olacak. Değişen çalışma modelleri, İK’nın yeni stratejiler ve prosedürler hazırlamasını da gerektirecek. Fiziksel sağlıkla ilgili önlemlerin yanı sıra, çalışanların ruhsal sağlığını koruma­nın da artık İK’nın öncelikleri arasında yer aldığına değinen Odabaş’ına göre, psikolojik destek seansları, özellikle ebeveyn olan çalışanların iş & yaşam dengelerini sağlamalarına yönelik seminerler, motivasyon ve iletişim amaçlı sanal aktiviteler artık İK’nın gündem maddeleri arasında yer alıyor.

“YALNIZLIK ÖNEMLİ BİR SORUN”

İK açısından 2021’e dair sektörel istihdam eğilimleri konusunda öngörülerde bulunan Kariyer.net Genel Müdürü Fatih Uysal, dijitalleşmenin hızlanmasının, yazılım uzmanları, mühendisleri, Ar-Ge mühendisleri, mobil uygulama geliştiriciler, ürün geliştirme yöneticileri, kullanıcı deneyimi uzmanları, kullanıcı arayüz tasarımı uzmanları, sistem mühendisleri, veri  analitiği uzmanları gibi teknoloji alanında çalışan pozisyonlara talebin artmasına yol açtığını belirtti. Uysal, ” E-ticaret hacminin büyümesinin bu alandaki yetenek ihtiyacının katlanarak artmasına neden olduğunu söyledi ve “Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bilişim sektöründe daimi bir yetenek açığı var. İşe alım uzmanlarının yüzde 83′ ü bu alanlardaki pozisyonları doldurmakta zorluk çektiklerini belirtiyor. Dijital yetenekler alanında arz ve talep dengesini değiştirecek bir çözüm ortaya çıkmadığı sürece bu pozisyonlarda yetenek çekme yarışının katlanarak devam edeceğini söylemek mümkün” dedi. 2021 için en önemli sorunun ise esnek çalışma modeline bağlı yalnızlık olacağını ifade eden Uysal, önümüzdeki dönem için önemli problemlerden birinin, çalışanların ofis içi sosyalleşmeden ve arkadaş gruplarından uzak kalmasından dolayı yaşadıkları yalnızlık hissi olacağını, bu hissin hem iş performansını hem de özellikle genç çalışanların yaşam kalitesini negatif olarak etkileyeceğini söyledi.

‘’ŞEFKATLİ LİDERLİK’’

2020’nin istihdam açısında kayıpları yük­sek olan bir yıl olduğunu ifade eden PER­YÖN Türkiye İnsan Yönetimi Derneği Yö­netim Kurulu Başkanı Berna Öztınaz, İK özelinde yeni bir liderlik, ‘şefkatli liderlik’ anlayışına ihtiyaç duyulduğunun netleştiği­ni vurgulayarak ‘’İş dünyası bu anlayış çer­çevesinde, çalışanlar ve diğer tüm paydaşlar için hayatı ve iyi olma halini korumaya odaklandı” dedi. İK departmanlarının çalışanlara, neden çalışıyoruz, beraber neyi başarıyoruz, işimizin amacı ile çalışanımızın amacını nasıl konuşuyor gibi sorular üzerinden bir anlam tasarlama­ya odaklandığını söyleyen Öztınaz, 2020’de pandemi ile birlikte insan ve insana anlam sağlayan bir  İK anlayışının ön plana çıktığı­nı aktardı. Öztınaz, ‘’Bu anlayış 2021’in de odağında olacak. Ayrıca önümüzdeki dönemde şirketlerin çalışanlarının hem fiziki hem de mental sağlığına daha çok yatırım yaptığını ve çalışanlar hakkında daha geniş bir data havuzu bulundurmaya başladıklarını göreceğiz’’ diye konuştu.

‘’VUCA DÖNEMİ OLDU’’

Türkiye’de  tüm işletmelerin yüzde 95’ini oluşturduğu tahmin edilen aile işletmelerinin toplam istihdam içerisindeki payının yüzde 80’in üzerinde olduğunu ifade eden Aile İşletmeleri Derneği (TA­İDER) Yönetim Kurulu Başkanı Candan Çilin­giroğu, “Aile işletmeleri­nin gayrisafi yurtiçi hasıla içerisindeki oranının da yüzde 75’in üzerinde olduğu düşünülüyor. İnsan kaynaklarında doğru yeteneğe ulaşmak ve çalışan mutluluğunu güçlendirmek aile işletmelerinde de sürdürülebilirlik için olmazsa olmazlar arasında. Gıda sektörü, temizlik malzemeleri, sağlık ve ekipmanları, ilaç gibi sektörlerde işgücü ihtiyacı artmış olmakla birlikte bu sektör­lerin de salgın sonrasında bir reform geçir­mesi bekleniyor. Tarım sektörünün de cid­di bir reform geçirmesini bekleniyor. Artık yerli üretim, tohum ve tarım işçilerini konuşmaya başlayabiliriz’’ dedi. Pandeminin kendileri için bir VUCA dönemi olduğuna da değinen Çilingiroğlu şunları aktardı: “Değişken (Volatility), Belirsiz (Uncertainty), Karmaşık (Complexity), Muğlak (Ambiguity) ve Karmaşık (Comple­xity) bir dönem yaşadık. Tüm dünyayı olduğu gibi bizi de etkiledi. Hem bireylerin hem de şirketlerin yaşamını sağlıklı sürdürebilmesi için aile şirketlerinin çok hızlı ve doğru hareket etmesi yaşamsal bir zorunluluk haline geldi. Birçok sektör salgının sona ermesiyle kendini toplayabilecek gibi gözükse de yeni dünya düzenine göre bazı farklı uygulamalara gidileceği ve sektörlerin değişimden geçeceğini düşünüyorum.’’

‘’EN ÇOK ARTIŞ E-TİCARETTE’’

Ergene Consulting ve HGA Group Tür­kiye Başkanı Murat Ergene’ye göre, 2020, 50  yıldan  uzun  zamandır dünyamızın hiç görmediği kadar beklenmedik bir yıl oldu. Buna rağmen araştırmalara göre işten ayrılanların oranı 2019’a göre yüz­de 2’lik artış göstererek yüzde 17’ye ulaştı. Gö­nüllü ayrılmalarda oran ise yüzde 8 oldu. Lojistik, kargo, kurye, depolama, bilişim, yazılım, yemek ve market alışverişi ile paket servis işi yapan­lar, ürün, kategori ve IT yöneticileri dahil e-ticaret sektöründe 2020’de önemli istih­dam artışı sağlandı. Ergene, ticaret, lojistik, kargo ve kurye sektörleri ile hızlı tüketim ürünleri, gıda, market sektörleri ile elekt­ronik market zincirlerinin bu dönemde çok  iyi cirolar yaptığını belirtti. En çok çalıştık­ları üst düzey yönetici rollerinin e-ticaret ve tedarik zincirleri direktörleri ile CMO, CFO ve COO olduğunu söyleyen Ergene, 2021’de çevik çalışma kültürü ve esnek çalışma modellerinin İK’nın odak alanların­dan biri olmaya devam edeceğini belirtti. 2020’de olduğu gibi, 2021’de de istihdam artışlarının daha çok e-ticaret, hızlı tüketim ürünleri, kurye, kargo, lojistik, bilişim, yazı­lım ve uzaktan çalışmayı destekleyecek ilin­tili tüm sektörlerde yaşanacağına değinen Ergene’ye göre havacılık ile ilgili tüm işler, turizmle ilgili sektörler ve restoran zincirleri, 2021’de istihdamın azalacağı başlıca sektörler olacak.

‘’PROJE BAZLI ALIMLAR ARTTI’’

İşe alım süreçlerini dijital platformlar üzerinden tamamlayıp, adaylar ile fiziksel olarak aynı ortamda bulunmadan da işe alımın mümkün olduğunu tecrübe ettikleri bir dönem yaşandığını ifade eden ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, 2021 öngörülerin ise şu cümlelerle özetledi: “2021 istihdam piyasasında e-ticaret, sağlık, gıda, hijyen, temizlik ürünleri,  üretim, ihracat,  lojistik,  paketleme ve bilgi teknolojileri sektörlerinde istihdam artışının devam edebileceğini, restoran, otel, inşaat, toptan ve perakende sektörlerinde ise temkinlilik öngörebiliyoruz. Hız,  esneklik ve verimliliğin daha  çok  ön planda olacağı yakın  gelecekte, daha fazla şirketin uzaktan çalışma sistemine dahil olacağını, birçok çalışan tarafından tercih edilen ve şirketlere maliyet açısından büyük avantaj getiren hem uzaktan hem de ofiste n çalışma imkanı ge tiren hibrit çalışma sisteminin en çok tercih edilecek çalışma  modeli olacağını söyleyebiliriz.”

‘’KÜLTÜREL DEĞİŞİM GÖRECEĞİZ’’

Pandeminin etkisiyle iş yapış modellerinin değiştiği 2020’de mekan bağımsız çalışmanın, çevikliğin, dijitalleşmenin iş gücündeki varlığının belirgin hale geldiğini ifade eden Great Place to Work Türkiye Genel Müdürü Eyüp Toprak, “2021’de çalışma modellerindeki dijital dönüşümün sonuçlarını yalnızca teknolojik  boyutlarıyla değil, kültürel olarak da göreceğiz. 13 ülkeyi kapsayan Avrupa İK anketimizin sonuçlarına göre, şirketlerin öncelikleri değişime karşı uyum, organizasyonel öğrenme, performansı ispatlamak, çalışan bağlılığı, yeni teknoloji kullanımı, liderlik gelişimi ve data analizi oldu. Araştırmada organizasyon kültüründe insani değerleri destekleyen liderlerin, çalışan  potansiyelini  maksimize edeceği ve organizasyonlarını geleceğe taşıyacağı beklentisi hakim”  diye konuştu.

Alp Bağrıaçık / GlassHouse Genel Müdürü

‘’BT’de dış kaynak modeline geçilmeli’’

BT (bilgi teknolojileri) birimlerinde çalışan personelin günümüzde her zaman olduğundan çok daha kritik bir noktaya geldiğini görüyoruz. Ülkemizde BT teknolojileri İK anlamında ciddi sorunlar yaşıyoruz. Üniversitelerimiz her yıl  3 bin  BT mezunu  veriyor. Bununla birlikte her yıl yeni mezun ya da tecrübeli insan kaynağı çalışmak için yurtdışına gidiyor. Bu kısır döngü, firmalara ve ülkemizde BT alanında yeni insan kaynağı yaratmayı zorlaştırıyor. Hizmet verdiğimiz firmaların dijital altyapılarını sürdürme ve dijital dönüşümlerini tamamlama noktasında en değerli varlığımız insan kaynağımız. BT uzmanının işinden ayrılmasıyla, işletme sistemsel, güvenlik, iş yapış ve üretim anlamında vakit kaybedebilir. Riskli sektörlerde ise ekonomik hatta itibar kayıplarına kadar giden sonuçlara yol açabilir. Bunun gibi risklerin önüne geçmek için BT insan kaynaklarında dış kaynaklı iş modeline geçmek bir işletme için alınabilecek en iyi yatırım kararı  olacaktır.

Müge Yalçın / My Executive Kurucu Ortağı

‘’Sosyal amaç gözlüğü şart’’

İş dünyasında önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Dönüşümün temelinde bir süredir yükselen trendlerin hızlanması ve güçlenmesi var. Dijital transformasyon, kurumsal çeviklik ve kurumsal sosyal amaç özellikle öne çıkıyor. Dijital transformasyon ve kurumsal çeviklik anlayışının şirketler de güçlü bir şekilde benimsenmesinde, yönetim kurullarının belirleyici rolü oldu. Yönetim kurulunun etkisinin, sosyal amaç için de geçerli olacağını tahmin ediyorum. Kurumsal sosyal amacın oluşturulması gereken yerin yönetim kurulu olduğuna inanıyorum. Kaynağı yönetim kurulu olan sosyal amaç, şirket kültürüne de güçlü bir şekilde yansıyor ve takibi güçlü bir şeklide yapılıyor. Yönetim kurulu uzun vadeli şirket stratejilerini belirlerken, yeni yatırımlar, satın alma ve birleşme kararlarını verirken sosyal amaç gözlüğüyle süreçleri incelemeli ve değerlendirmeli. En önemlisi tüm çalışanların, belirlenen bu amaçlar etrafında birleşmesini sağlamak.

Iryna Vladimirova / Philip Morris İnsan ve Kültür Departmanı Direktörü

‘’Türkiye’de eşit ücret onayı alan ilk özel şirketiz’’

Şirketimiz faaliyet gösterdiği alanda gelişimi ve rekabet avantajını güçlendirecek, eşitlikten yana, güvene dayalı, açık ve kapsayıcı bir iş ortamını destekliyor ve iş hayatında kadın-erkek eşitliği konusunda disiplinden taviz vermeden çalışıyor. Adil ücretlendirme politikalarımız, bağımsız bir kuruluş olan ve kar amacı gütmeyen Eşit Ücret Vakfı Equal-Salary (ESF) tarafından incelendi ve onaylandı. Türkiye’de bu sertifikayı alan ilk özel şirketiz. Kullandığımız aday takip sistemi sayesinde cinsiyet bilgisinden bağımsız olarak adayların ön testlerdeki başarıları göz önünde bulundurularak bir sonraki aşamaya geçmeleri sağlanıyor. Tüm açık pozisyonlarımızda birebir görüşme aşamasında yüzde 50 kadın aday ile görüşmek hedefleniyor. KAGİDER ile hayata geçirdiğimiz KaMP Mentorluk Programı çerçevesinde, özellikle satış deneyimi olan kadın yöneticilerimizin yeni mezun veya iş hayatının başında olan genç kadınlarla deneyimlerini paylaşacakları fırsatlar da yaratıyoruz.

Hakan Önel / Abdi İbrahim İK Genel Müdür Yardımcısı

‘’İlaç sektöründe istihdam artışı hızlandı’’

İlaç sektörü yaklaşık 40 bin kişiyi istihdam ediyor. 2019 sonrasında sektördeki yaklaşık yüzde 12’1ik büyüme ile istihdam artışı hız kazandı. Çalışanların büyük bir kısmı üretim, satış, pazarlama gibi alanlarda görev alırken, son dönemde strateji ve Ar-Ge ile ilgili süreçlerde görev alan çalışanların sayısında da artış söz konusu. Biyolojiden kimyaya, eczacılıktan endüstri mühendisliğine kadar pek çok alandaki mezun ilaç sektöründe istihdam edilebiliyor. 2020’de tüm sektörlerde olduğu gibi ilaç sektöründe de istihdam konusunda kontrollü ilerleme yönünde bir  strateji belirledik. Üretimi kesintisiz sürdürdüğümüz için işe alım süreçlerimizi de devam ettirdik. İlaç üretiminin durması veya azalması söz konusu olamayacağından, son dönemde düşünülenin tam  aksine personel alımında hız kazandık. İK süreçlerimizde dijitale taşındı. Uzaktan çalışma kültürü, esnek çalışma modelleri ve yeni yan hak düzenlemeleri gündeme geldi ve çalışma şekillerimizde muazzam bir  dönüşüm oldu.

Kadir Karataş / Vakıfbank Genel Müdür Yardımcısı

‘’Odağımız BT ve çağrı merkezi pozisyonları’’

Yapılan ihtiyaç analizleri neticesinde sektörümüzde sadece ihtiyaç olan alanlar da işe alım süreçlerinin yürütüldüğünü, mevcut çalışanlarla iş süreçlerinin en etkin şekilde yürütülmesine odaklanıldığını düşünüyoruz. Müşterilerin telefon bankacılığı ve dijital kanallara yönelmesi ile bu alanda faaliyet gösteren birimlerin iş yükünü artırarak, çalışan istihdamı açısından bu işleri yürütmekte olan departmanları destekleme ihtiyacını doğurdu. Bu nedenle 2020’de personel alımlarımızda bilgi teknolojileri ve çağrı merkezi pozisyonlarına odaklandık. 2021’de teknolojinin sunduğu hizmetlerden yararlanmaya devam ettiğimiz bir yıl olacak. Normal koşullara geçilene dek, uzaktan çalışma modeli ve sanal toplantı gibi teknolojik uygulamalar bir süre daha iş hayatımızda olmaya devam edecek gibi gözüküyor. Sektörel istihdam konusunda, dijital kanallara altyapı ve hizmet desteği sağlayan bilgi teknolojileri departmanlarında ihtiyaç oluşabileceğini, bu departmanları desteklemeye yönelik işe alım süreçleri yürütülebileceğini düşünüyoruz.

Serhat Demir / Turkcell Hukuk, Regülasyon ve İK’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

‘’Kadınlar için özel çalışma modelleri geliştireceğiz’’

2020’de işe alımlarımıza hız kesmeden devam ettik. İlk çeyrekten itibaren dijital servislerimizi kullanan kişi sayısındaki artışa paralel olarak özellikle bu alanda ürün geliştirme ekibimizi genişlettik. Dijital servisler ve telekomünikasyon alanındaki yatırımlarımıza 2021’de de devam etmeyi öngörüyoruz. 2020’de yaklaşık 7 bin kişiye istihdam sağladık. 2021’de bu sayının da üzerine çıkmayı hedefliyoruz. Şu anda 10 haftada 10.010 öğrencinin katılım sağlayacağı Türkiye’nin en büyük iş deneyim projesi ‘Sınırsız Yetenek Projesi’ni gerçekleştiriyoruz. Bu 2021’de de devam edecek. İstihdam sürecini 2021’de gerçekleştireceğimiz ‘Kadın Mühendisler Projesi’ ile toplumsal fırsat eşitliğini öne çıkarmak istiyoruz. Çeşitli nedenlerden ötürü iş hayatında bulunamamış ya da önceden bulunmuş ama evlilik, annelik gibi yaşam koşullarından dolayı şu anda çalışamayan kadınlar için özel çalışma modelleri geliştirerek, Turkcell’de iş imkanı sunacağız.

Kadircan T0PRAKÇI / Peakup Teknoloji COO’su
“Dijital roller gündemde”

Teknoloji ile ilişkili roller birkaç senedir ciddi bir artış eğiliminde olmasına rağmen 2020’de pandeminin etkisiyle bekleme dönemine girdi. Son dönem verilerine baktığımızdaysa tekrar yukarı yönlü artış görülmekte; bu artış 2020 başındaki beklentilerimizin üzerinde. Artışın daha fazla olmasının temel nedenini özellikle pandemi dönemindeki uzaktan çalışma veya hibrit çalışma modellerinin iş yapış şekilleri üzerinde ciddi etkileri olmasına bağlayabiliriz. Tüm şirketlerin teknolojik gereksinimlerine ilişkin farkındalığı arttı. Yıla başlarken beklentiler dünya genelinde herkesin gündeminde olan yapay zeka, ERP uygulamalarını geliştiren roller bulunuyor. Ayrıca, web-mobil yazılım geliştiriciler, sistem destek ve yardım masası rolleri, sistem yöneticileri ve veri yönetimi, iş zekası gibi rollere doğru bir kayma olmuş gibi görünüyor. Eurostat verilerine göre teknoloji çalışanlarının toplam istihdam içerisindeki yerinin yüzde 1’ler seviyesinde olduğu düşünüldüğünde, teknoloji rollerinin istihdamına ilişkin gidilecek ciddi bir yol var.

İK’da 2021 planları

Ertuğral Kaya / Yataş Grup İK Müdürü:  2021 ücret artış planlamamızı geçmiş yıllarda olduğu gibi, gerçekleşen enflasyon oranı ve piyasa ortalamasını değerlendirerek rekabetçi bir şekilde yapacağız. Ücret artış  dönemimiz Nisan 2021 olacak. 2021 norm kadro çalışmamız devam etmekle birlikte yaklaşık 700 yeni istihdam gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bu alımlar genel merkez, perakende mağazalar ve üretim kategorilerinde olacak.

Pınar Kadırgan / Türk Henkel İK Direktörü: 2021 ücret artış planlarımızı netleştirirken piyasadaki gelişmeleri ve ekonomik faktörleri göz önüne almaya çalışıyoruz. Yatırım yaptığımız Tuzla’daki tesisimize, 2021’de çeşitli üretim pozisyonlarında ekip arkadaşları alma planımız var. Yetenek havuzumuzu desteklemek amacıyla aramıza kattığımız uzun dönemli üniversite stajyerlerimizi de “Step Up” programımız çerçevesinde almaya devam edeceğiz.

Gökhan Asok / TAB Gıda Genel Müdür Yardımcısı: Günümüzde hala kurumların en kıymetli kaynağı, sahip oldukları insan kaynağı. Biz de bugünlere İK’ya yaptığımız yatırımlarla geldik. TAB Gıda’nın franchise işletmecileriyle beraber çalışan sayısı yaklaşık 30 bin. Pandemiyle paket servis ana satış kanalımız haline geldi. 2021’de yaklaşık 1.500 kurye alımı ve yeni açılacak restoranlarımız için de 2.000 civarı yeni istihdam planımız var.

Ceyda Özen / Zade Vital İK Müdürü: Pandemiyle besin desteklerine olan talebin artması doğrudan işe alım oranlarımızı olumlu etkiledi. Üretim kapasitemizi üç katına çıkardığımız bu dönem potansiyel adaylara fırsatlar doğurdu. 2020’de çalışan sayımızın yüzde 20’lik bir artış oldu. 2021’de ise satış ve üretim departmanlarımızdaki çalışan sayımızı artıracağız; yüzde 20’lik bir kadro  büyümesi hedefliyoruz.

İK liderlerinden genç kadınlara tavsiyeler

Kariyer basamaklarım tırmanmak isteyen, gelecek vaat eden kadınlar iş hayatında ne yapmalı, nasıl davranmalı?

Bahar TURA / CarrefourSA İnsan Kaynakları ve Sürdürülebilirlik Genel Müdür Yardımcısı
“Her başarılı kadının arkasında kendisi vardır”

Kadınların öncelikle kariyer hedeflerine gidecek yolu, en doğru şekilde planlamaları gerektiğine inanıyorum, yetenek ve yetkinliklerine uygun iş tercihleri yapmalılar. Hedefe giden yolda vazgeçmeden ısrarla ve istikrarla ilerlemelerini öneririm. Özel yaşam içinde kadınların ev içindeki sorumluluklarının daha fazla olduğunu görüyoruz, iş aile dengesini sağlamak, anne eş rolü ile profesyonel hayatı dengelemek bazen zor olabiliyor ama artık toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadının iş hayatındaki yerini artırma konularına dikkat çeken birçok kurum var. Eğer imkanları varsa bu kurumlarda çalışmayı hedeflemeleri, iş aile dengesini kurmalarına destek olacaktır. Örneğin, günümüzde kadın yöneticinin olmadığı toplantılarda karar almamayı ilke edinmiş kurumlar var. Vakit bulduklarında kendilerini geliştireceğine inandıkları kitap ve araştırmalar okuyarak gelişimlerine katkıda bulunmalılar. Yenilikleri yakından takip etmeliler ve belki de en önemlisi kendi ayaklarının üzerinde durmayı hedeflemeliler. Her başarılı kadının arkasında kendisi vardır.

Hande GENÇ / SAP Güney Avrupa, Afrika, Ortadoğu İnovasyon ve Türkiye İK Direktörü
“Feminen liderlik + girişimci ruh = başarı”

Değişen dünya koşullarını, teknolojiyi, çalışan beklentilerini, sosyokültürel değişimleri, dolayısı ile zamana uygun liderlik modellerini takip eden, öğrenen ve özellikle günümüzde dijital lider olan kadınların daha başarılı olduklarına inanıyorum. Kadınlar sosyal medyayı sadece network amaçlı değil, aynı zamanda el yapımı yemek, giysi, takı gibi ürünleri pazarlamak ve satmak için de kullanıyorlar. Sosyal medyanın bu anlamdaki gücünü daha önce keşfetmiş olan kadınlar kendi dijital yetkinliklerini ve profesyonel networklerini artırarak çalışma hayatının basamaklarını hızla tırmanabilirler. Önerim, bu basamakları tırmanırken inisiyatif almaktan ve liderlik etmekten çekinmemeleri. Günümüzde birçok firma hibrit çalışma modeline geçiyor. Şirketler birçok sürecini dijitalleştiriyor. Bununla paralel olarak insana dokunuşun önemi de artıyor. Bu ihtiyacı kadınlar bazı özellikleriyle daha fazla karşılıyorlar; empati, ikna kabiliyeti, dayanıklılık ve tevazu gibi. Feminen liderlik özellikleri olarak anılan bu yetkinlikler kadınların girişimci ruhuyla birleşince sonuç başarı oluyor.

Hande ÖZDAĞDEVİREN / LC Waikiki Merkez IK Direktörü
“Yetkinizi kadınları desteklemek için kullanın”

Fırsat eşitliği çerçevesinde değerlendirdiğimizde dünyada kadınların erkeklere oranla kariyer basamaklarını aşmakta daha çok zorlandığını görüyoruz. Kariyerinde liderliği hedefleyen kadınlara tavsiyem bulundukları konumu, yetki seviyesi ne olursa olsun diğer kadın çalışma arkadaşlarını desteklemek için kullanmaları. Ellerindeki olanakları ya da bazen şansı yaymak için uğraşsınlar, sahip olamadıklarına da erişmek için azimle çalışsınlar. Birbirlerini desteklesinler. Kadınların, yetkileri ve iş kuralları çerçevesinde birbirlerine pozitif ayrımcılık gösterebilecekleri fırsatları değerlendirmelerinin topyekün kadın ve kariyer bağlamı üzerinde pozitif etki ettiğine inanıyorum. LC Waikiki’de dokuz yıldır “Kadın Dostu Şirket” ve “En Çok Kadın Çalışanı Olan Şirket” ile “En Çok Kadın Yöneticisi Olan Şirket” ödüllerini üst üste almamızın nedenlerinden birinin de birbirini destekleyen bir kültürün meyvesi olduğunu düşünüyorum. Kadınlardan iş hayatı dışında beklenen başka roller de var. Hayatımızdaki önceliklerin ne olduğuna karar vermenin iç huzur açısından önemli olduğunu düşünüyorum.

Buket ÇELEBİÖVEN / Arçelik İK Direktörü
“Kendinize önyargılı davranmayın”

Tüm kadınlara tavsiyem, sadece kendiniz olun ve kendinize önyargılı davranmayın. Etrafınızda güvenebileceğiniz network yaratın ve zaman ayırın. Kadınların iş hayatında desteklenmesi için en önemli engel bu alanda mentorluk ihtiyacı ve rol modellerin eksikliği. Erkekler sosyal networkleri yaratma konusunda hem daha başarılılar hem de zaman ayırıyorlar. Bu tür destek mekanizmaları kariyer basamaklarını tırmanırken çok önemli. Lütfen çevrenizde güvenebileceğiz ve yardım istediğinizde başvurabileceğiniz networklerininiz olsun. Kendinize rol model aldığınız kişilere danışın, görüşlerini sorun. Her biriniz sizden sonra gelecek genç kadınlara da rol model olun ve mentorluk verin. Hayat amacınız olsun ve talep edin. Hayat amacınız ile hedeflerinizi birleştirin. Hedefleriniz sizi amacınıza götürecek bir aracı olsun sadece. Hedeflerinizi planlarken hayatı da işin içine katın, sevgi, aile, çocuk hepsi hayatın bir parçası. Kendinize ben ne istiyorum diye sıklıkla sorun. Amacınız doğrultusunda hakkınız olduğunu düşündüğünüz şeyleri istemekten kaçınmayın. Cesur olun ve vazgeçmeyin.

Feyza AYSAN / AstraZeneca Türkiye İK Direktörü
“Organizasyonel değişimlere karşı esnek olun”

Gelecek beklentisi yüksek, kariyer hedefi olan kadınlarımıza, sevdikleri işi yapmayı tercih etmelerini, esnek ve yeniliklere açık olmalarını, ruh ve beden sağlıklarına önem vermelerini ve en önemlisi her zaman gelişime odaklanmalarını tavsiye ederim. İçinden geçtiğimiz süreçte, iş yapış şeklimiz ve yöntemlerimizdeki eski alışkanlıklarımız yerlerini yenilerine bıraktı. Organizasyonel olarak değişimlere karşı esnek olmamız gereken bu ortamda kariyer hedefleri olan kadınlarımız, değişime uyum sağlayabilmenin yanı sıra, değişen sorumluluklar, yaklaşımlar, yöntemler ve beklentilere karşı esnek olmalı, belirsizlik ortamına karşı dirençli olup, çözüm odaklı aksiyonlar alabilmeliler. İyi bir lider olabilmek için iki ana unsur olduğunu düşünüyorum: Birincisi, çalışanları dinlemek ve düşüncelerine değer verildiğini hissettirmek. İkincisi, çalışanların şirket stratejilerini ve yönetim kararlarını anlaması, içselleştirmesi ve bunun sonucunda şirkete duydukları saygı, inanç ve güven. Bu iki unsuru ön planda tutan bir yaklaşım ile hareket eden kadınlarımızın çok daha başarılı olacağına inanıyorum.

Başak Evrim DALTABAN / Avon Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika İnsan ve Kültür Direktörü
“Kadınlar bütün rolleri hayata geçirecek potansiyele sahip”

Pek çok ülkede kadınların birçok alanda ikinci planda i kaldıklarını görüyoruz. Dünya genelinde ve ülkemizde çalışan kadınlar, belli alanlara veya pozisyonlara sıkıştırılıyor, ücret eşitsizlikleri ve görmezden gelinme sorunuyla mücadele ediyor. Ülkemizdeki kadınların eğitim seviyelerinde olması gerektiği kadar olmasa da bir artış olduğu ve buna paralel olarak işgücüne katılan kadın sayısının da artmakta olduğu artık bir gerçek. Bir kadının iyi bir pozisyonda çalışmaya başlaması, hayatta üstlendiği diğer rolleri dengeli bir şekilde yönetemeyeceği anlamına gelmiyor. Kadınlar, hayatın her alanında, tercihleri doğrultusunda üstlendikleri bütün rolleri diledikleri şekilde hayata geçirebilecek potansiyele sahipler. Hepimizin hayatında buna örnek olabilecek onlarca kadın var. Avon olarak, “Evdesin Ama Yalnız Değilsin” kampanyamız ile bu potansiyelleri bastırılmış, arka plana itilmiş kadınları ve bu duruma yol açan cinsiyet eşitsizliği hakkında konuşmak, farkındalık yaratmak istiyoruz. Avon’un her çalışanı, her temsilcisi, müşterisi, her bireyini de bu harekete dahil ediyoruz.

Nursel Ölmez ATEŞ / Borusan Holding İK ve Kurumsal İletişim Grup Başkanı
“Kendilerinin en güncel versiyonlarını yaratmalılar”

Gelecekte, problem çözebilen, problemi çözerken yaratıcılığını kullanan, ek olarak bunları teknoloji destekli bir şekilde yapabilen profiller öne çıkacak. Gelecek beklentisi yüksek olan kadınlara önerim, öğrenmeyi hayat boyu devam edecek bir süreç olarak görmeleri, kendilerinin sürekli en iyi ve güncel versiyonlarını sürekli gelişim yaklaşımı ile yaratmaları olur. Ayrıca vizyon geliştirmek, açık fikirli olmak, hayal etmek de önemli. 0 hayallerin peşinden gitmeyi sağlayacak tutku, yılmazlık ve cesaret de kariyer yolunda ilerlemeyi sağlayacak. İçinde bulunduğumuz dünya, bilgi asimetrisi içinde, problemlere sistem yaklaşımı ile bütünleşik çözümler üretmeyi gerektiriyor. Kadınların rasyonel zekalarını kullanmak kadar, sezgilerini kullanmak konusunda da gelişmiş olduğunu biliyoruz. Çok sinyalli ve büyük verinin hakim olduğu günümüz dünyasında, kadınların doğru konuları önceliklendirmesi ve çözüm üretmesi fark yaratan kadın girişimlerinin ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Gelecek; duygusal ve analitik zekalarını aynı anda kullanarak karar veren, harekete geçen ve peşinden kitleleri sürükleyen kadınların elinde yükseliyor olacak.

Gamze PEKUVA ARLI / Doğadan İK Direktörü
“İş hayatında cesaret fark yaratıyor”

Bana göre iş hayatında cesaret fark yaratan bir özellik. İster kadın olun ister erkek, zorlu görevlerin üstesinden gelmeye cesaret etmek, konfor alanından çıkıp, kolları sıvamak ve hedefe kilitlenmek gelişimin ve başarının sihirli anahtarı. Kadınları odağında tutan bir markayız. Hem liderlik ekibimizde hem de diğer kilit rollerde kadınların görev almasını çok önemsiyoruz. Daha çok erkek yöneticileri görmeye alışkın olduğumuz üretim, satış, kalite, fabrika, planlama ve lojistik müdürü gibi teknik roller kadın liderlerimize emanet. Bünyesinde bulunduğumuz The Coca-Cola Company’nın globaldeki yüzde 50‘lik kadın çalışan hedefini, yüzde 54’lük Doğadan kadın çalışan oranı ile yakalamış olmaktan mutluyuz. Gelecek dönemlerde satış ve üretim ön cephe rollerinde bu sayıyı artırmak için yeni projeler üzerinde çalışıyoruz. Kendi kariyer stratejisini oluşturmak, başarı hikayesini yaratmış kadınların ortak özelliği. Vizyon belirlemek, bu vizyona ulaşmak için kararlı olmak, bunun yanı sıra iş ve özel yaşantıda disiplinli bir tutum, başarılı ve tatmin dolu bir hayatı beraberinde getirecektir.

Gülçin Berkel EREM / Dow Inc. EMEAI İK Direktörü
“Sürekli öğrenmenin önemine inanıyorum”

Sürekli öğrenme, kendini geliştirme ve çevremizdeki insanlara faydalı olabilmenin önemine inanıyorum. Örneğin kırklı yaşlarımda yüksek lisansımı ve uluslararası akredite koçluk eğitimimi tamamladım. Özellikle kadınların kariyerlerinde yükselmek için çabalarken ne gibi zorluklarla karşılaştıklarını birebir yaşayan bir anne, eş ve iş kadını olarak, şirketimizde çeşitlilik ve kapsayıcılık konusunda yapılan çalışmaların öncülüğünü yapmaya gayret ettim. Kadınların kariyerlerinde yükselebilmeleri için diğer kadınların destek olmasının gerektiğini gördüm ve kız öğrencilere beş yıldır gönüllü mentorluk yapabildiğim için çok mutluyum. Kendimize ve çevremize karşı samimi olmak, vazgeçmemek, sabırla koyduğumuz hedefe ve hayalimize odaklanmaya devam etmek ve bunun için çok çalışmak iyi bir kariyer yolculuğu için elzem. Hayatta karşınıza ne zaman bir zorluk ya da fırsat çıkabileceğini hiç bilemeyiz ancak önemli olan bu zorluklara karşı alacağınız tavır; bardağın dolu mu yoksa boş mu olduğuna verdiğimiz karardır. Atacağınız adımlar ve göstereceğiniz esneklik kariyerinizi ilerletmeye yardımcı olacaktır.

Ece KURAN / McDonald’s Türkiye İK Müdürü
“Başarının anahtarı, istemek ve kararlı olmak”

Şirketler organizasyonlarını ileriye taşıyacak, çevik ve dayanıklı liderleri yetiştirme yolunda esnek, yaratıcı, değişime ve gelişime açık bireyleri bünyelerine katmak için çabalıyorlar. Kendilerini geliştirme becerisi yüksek kadınların her düzeyde kariyer edinebilecek güçte olduğuna inanıyorum. Bunun için önce var olan potansiyellerinin farkına varmalı ve kendilerine inanmalılar. Bundan sonrası kişisel ve yönetimsel gelişim, liderlik becerisi, dayanıklılık. Esasen iyi bir kariyer anlamında erkeklerden çok farklı bir şey yapmaları gerekmiyor.

Başarının anahtarı, cinsiyetten bağımsız, istemekte ve kararlı olmakta saklı. Siz emek verdikçe, yürüdüğünüz yolda istediklerinizden fazlası sizinle birlikte olacak. Günümüzde şirketler de eskiye oranla kadın çalışan istihdamı ve kadın liderler yetiştirmeye çok daha fazla odaklanmış durumda. Artık iş hayatında yetkinlikler kadar çeşitlilik de ön planda. McDonald’s Türkiye olarak kapsayıcılık değerimizle ön plana çıkıyor ve üst yönetimde kadın çalışan temsilinde yüzde 80 oranıyla diğer şirketlere örnek teşkil ediyoruz.

Semra SOLAK / Medianova İK Direktörü
“10 yıl sonrasını düşünerek hayata yön vermeliler”

Gerek coğrafi konum, gerek kültürel yapı, gerekse de toplumsal bakış açısı ile kadınlar zaman zaman iş hayatında işin kendi zorluklarının dışında çevresel zorluklar ile de mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Ancak kadınlar bunun sadece basit bir düşünceden ibaret olduğunu ve gittiği yolda bu düşüncelerin hayallerine engel olmak yerine onu iş hayatının tüm farkındalıklarına hazırlayan birer güç olduğunu bilmeliler. İş hayatı cinsiyetsizlik üzerine kurulmuş olsa da algısal olarak herhangi bir konuda yardım istemenin hala bir eksiklik veya acizlik olduğu algısı hakim. Özellikle kadın çalışanlar yardım isteme noktasında daha çok çekingen davranırken erkekler çok daha rahat davranabiliyorlar. Ancak doğrusu bu değil, her şey eşit, yeni bir şeyin öğrenilmesi gibi. Dolayısıyla kadınlar yeteneklerinin ve güçlü yönlerinin farkındalığının getireceği özgüvenle geride kalan yetkinlikleri özellikle günümüz koşullarının sağladığı kolaylıkla hızlıca tamamlayabilmektedir. İş hayatına adım atarken bundan 10 yıl sonra nerede ve nasıl bir konumda olacağını düşünüp ona göre hayatlarına yön vermelerinin, “mutlu çalışan kadın” rolünü daha çok garantilediği düşüncesindeyim.

Esra GAON / Microsoft Türkiye İK’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
“Açık ve net olmak önemli”

Gelecek beklentisi yüksek, belirli bir kariyer hedefi doğrultusunda yollarını çizen kadınlara her şeyden önce büyüme odaklı bir zihniyete sahip olmalarını öneririm. İş hayatında daha fazla “her şeyi bilen” ya da bildiğini iddia eden değil “her şeyi öğrenmeye açık” olan çalışanlara ve liderlere ihtiyacımız olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz. Yöneticinin ve çalışanın her an birbirinden yeni bir şey öğrenebileceğine inanıyorum çünkü öğrenmek hayat boyu sonu gelmeyen bir süreç; hele ki teknoloji gibi temeli öğrenmeye ve araştırmaya dayalı bir sektörde  çalışıyorsanız, bu öğrenmeye açık zihin yapısı bir kat daha önem kazanıyor. Öte yandan yaptığınız her işte, yönettiğiniz her projede açık ve net bir tutum sergilediğinizden emin olmanızı tavsiye ederim. Bir projede görevler dağıtılırken, herkesin sorumluluğunu tam anlamıyla anlayıp benimsediğinden emin olmaya çalışın. Bir sorunla karşılaşıldığında, sorunun temelini tespit edip çözme noktasında ekibinizle ortak kararlar alıp belirli bir düzen içinde hareket edebiliyor musunuz? Bunlar yönetici olarak cevabını kolaylıkla verebilmeniz gereken sorular.

Olcay Yılmaz NOMAK / Migros İK Genel Müdür Yardımcısı
“Kadınlara yatırım yapan şirketleri seçin”

Tüm araştırmalar, kadınların iş hayatına daha fazla dahil olduğu ülkelerde ekonomik kalkınma düzeyinin doğru orantılı yükseldiğini gösteriyor. Bu nedenle kadınlara istihdam sağlanması konusunu önemsiyoruz. Örneğin, kadın çalışanlarımıza özel kendi sosyal platformumuz olan Msosyal’de Kadınlar Kulübü kurduk ve kadın çalışanlarımıza özel konuların paylaşımını yapıyoruz. Yalnızca kadınlardan oluşan Mağaza Yönetici Adayı gruplan oluşturuyoruz. Yüksek kariyer hedefi olan kadınlarımıza tavsiyem, geleceğin genç kadın liderlerine yatırım yapan, kadın çalışanlarının yöneticilik kademelerine gelebilmeleri için katkı sağlayacak uygulamaları olan ve her şeyden önemlisi bu konuda gelecek hedefleri olan şirketleri işveren olarak tercih etmeleri. Çünkü ancak, fırsat eşitliği prensibiyle hareket ederek kadın çalışanların ihtiyaçları dahilinde uygulamalar gerçekleştiren ve kadın yöneticilerinin sesine kulak veren, farklılıklardan uyum ve sinerji yaratabilen şirketlerin tüm çalışanlarıyla birlikte büyüyerek ilerleme sağlanabileceği kanaatindeyim.

Gökçe YARGAN / Mikro Yazılım İK Direktörü
“Mükemmel olma tuzağına düşmeyin”

Nörobilim uzmanları tarafından yapılan çeşitli araştırmalar kadın ve erkek beyni arasındaki farkları ortaya koyuyor. Buradan yola çıkarak kadınların belirli konularda potansiyellerinin daha yüksek olduğu söyleyebiliriz. Toplumda her ne kadar yerleşmiş bazı erkek egemen söylemler olsa bile kadınların öncelikle kendi potansiyellerinin farkında olması ve bu özgüven ile hareket etmesi gerekiyor. Aynı olaya bir kadın ve bir erkeğin getirdikleri farklı bakış açıları olabilir. Bu tarz durumlarda konuyu çok boyutlu düşünüp değerlendirdikten sonra fikrinin arkasında durması için özgüvene ihtiyaç duyacaktır. Ne mutlu bizlere ki sadece işi hayatında yer almıyoruz. Aynı zamanda eş, anne, evlat, arkadaş gibi birçok farklı rolümüz de var. Herkese ve her şeye karşı toleranslı, sevgi dolu olan birçok kadın “mükemmel olma” düşüncesiyle kendini ikinci plana atabiliyor. Bu tuzağa düşmeden hayatı yaşayanlar ise özsaygısını ve özgüvenini kaybetmeden, sağlıklı bir ruh hali ile hem kendine hem de çevresine daha faydalı olabiliyor. Unutmayalım maskeyi önce kendimize takmak bencillik değildir.

Banu CENGİZ / Beymen Grup İK Bölüm Başkanı
“Sahip olduğunuz güce inanın”

Geleceği şekillendirmenin ilk adımı hayal etmek ve hedef koymakla başlıyor. Geleceğe ilişkin hedeflerini belirleyen ve bu hedeflere ulaşma konusunda planlarını istikrarla hayata geçiren her kadının kendine ve sahip olduğu güce inanarak başarıya ulaşabileceğine inanıyorum. Bunun yanı sıra, yapmak istediğiniz işin tüm inceliklerini öğrenmek, kendini sürekli geliştirmek, güncel kalabilmek için küresel gelişmeleri takip etmek, verimli çalışmak, alanınızda fark yaratacak iç motivasyona sahip olmak, güçlü sosyal ilişkiler kurmak da kariyer hedefine ulaşmada önemli kriterler arasında. İş hayatının olmazsa olmazları arasında yer alan çok boyutlu düşünme becerisi, empati yeteneği, sürekli kendini yenilemek, çözüm odaklı olmak, paydaşlarla ilişki yönetimi ve işbirliği, öncelikleri ve zamanı etkin yönetmek gibi yeteneklerin pek çoğu kadınlarda doğuştan var olduğu için, bu özelliklerini daha da parlatmalarının kariyer hedeflerine daha sağlam adımlarla yürümelerinde yardımcı olacağını düşünüyorum. Hayatın her alanında değişim ve hızın arttığı bu dönemde biz de eşitlikçi yaklaşımı her alanda önceliklendiriyoruz.

Gökçe KULAK / British American Tobacco Türkiye, Kafkaslar, Kuzey Afrika İK Direktörü
“Konfor alanının dışına çıkmaktan korkmayın”

Kariyer yolculuğunda sizi motive eden ve doğru yolda ilerlemenize destek olan hedefleriniz olmalı. Kendini tanımak son derece önemli. Güçlü yanlarınız, hangi yetkinliklerinizi geliştirmeniz gerektiğine odaklanın ve bunları her sene gözden geçirip üzerine katarak ilerleyin. Konfor alanına bağlı kalmak iş hayatındaki başarıyı engelleyen en önemli nedenlerden biri. Zorluklardan ve konfor alanınızın dışına çıkmaktan korkmayın. Farklı ülkeler, farklı kültürler, farklı deneyimlerle tanışmak çok değerli kazanımlar sağlıyor. Diğer yandan kısa dönemli düşünmeyin, esnek olun, olduğunuz yerde “keşfedilmeyi”, “fark edilmeyi” beklemek yerine çok geç olmadan cesaretle kendinizi gösterin. Sık sık eksikleriniz konusunda objektif bakış açısıyla durup düşünün ve sonrasında da bu alanları geliştirmek için harekete geçin. Rol modellerinizin ve etrafınızda güvenebileceğiniz insanların olması gerekiyor. İş-yaşam dengesini de doğru kurmanın çalışmak kadar önemli olduğunu unutmayın. Sosyal hayatınıza zaman ayırın, çalışma hayatınız kadar sosyal hayatınıza emek harcayarak bu alanda da kendinizi geliştirin.

Ece KÜÇÜKKOYUNCU / Tech Data Türkiye İK Müdürü
“Neye odaklanırken nasılı ihmal etmeyin”

Öncelikle kariyer ve bilgilerim yetenek ve becerileri doğrultusunda şekillendirmelerini tavsiye ederim. Sevdikleri, beceri ve kabiliyetleri olan alanlarda çalışarak ve sürekli kendilerine yatırım yaparak kendilerini geliştirmelerini önerebilirim. Hayatın her alanında olduğu gibi, iş hayatında da başarının en büyük anahtarının çalışmak olduğunu düşünüyorum. Çalışırken ya da başarırken, sadece neye odaklanırken, nasılı da ihmal etmemek gerekiyor. Nasılı başarılı bir şekilde gerçekleştirmek ise güzel meziyetler ya da yetkinlikler geliştirmekten geçiyor. İş ahlakı, güven oluşturma, müşteri odaklılık, ekibini ve şirketini desteklemek ve geliştirmek, örnek olarak liderlik etmek bugün pek çok kurumsal firmada aranan, önemli meziyetler. Bu yetkinlik ve meziyetleri araştırmacı, açık görüşlü, yeniliğe ve değişime açık, kararlı ve çalışkan bir yapı ile birleştirdiklerinde önlerindeki tüm engelleri aşacaklarını ve kariyer adımlarını birer birer tırmanacaklarını rahatlıkla söyleyebilirim.

Güntulu PEKER / Sahibinden.com İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
“Toplumsal trendleri takip edin”

Hiç durmadan gelişmekte olan teknolojik ve toplumsal trendleri merakla takip ederek ve sürekli yeni teknoloji yetkinliklerini kazanım yönünde kendilerini geliştirirlerse, her zaman kariyer hedeflerine hızlı adımlar ile ilerleyeceklerdir. Öte yandan teknoloji alanındaki gelişmeler hızla alışkanlıklarımızı değiştirdiği gibi iş alanlarımızı, iş yapış şeklimizi de aynı oranda değiştirmeye devam ediyor. Bu değişimler de karşımıza yeni iş fırsatları çıkarıyor.

Kariyer hedefine ulaşma yolculuğunda sahip oldukları merak ne kadar fazla ise; değişimin ortaya çıkardığı fırsatları yakalama olasılıkları da o kadar yüksek olacaktır. Başarının sırrının bitmeyen merak ve tutku olduğuna inanıyorum. Yeni alanlara girmek konusunda cesur olup öncelikle kendilerine güvenmelerini, güçlü yönlerine odaklanmalarını ve bunu en iyi şekilde ortaya koyabilecekleri fırsat alanlarını bulmalarını öneririm.

Tuğba AKGÜN / Tahincioğlu Gayrimenkul İK Direktörü
“Duygusal zekânızı gizlemeyin”

Sosyal yaşamda ve ekonomide sürdürülebilir kalkınma sağlayabilmek için kadınların iş hayatına aktif katılımı büyük önem taşıyor. Son yıllarda çalışan kadın sayısında gözlemlenen artışa rağmen, Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı maalesef yüzde 30’lar düzeyinde. Üst yönetim kadrolarında ise bu oran çok daha düşük seviyelerde. Umarım önümüzdeki yıllarda kadınların iş hayatında daha etkin olduğu bir tabloyu konuşabiliriz. Değişen ve dönüşen dünyada son dönemde dengeli bir iş ortamı ve kurumsal başarı için yöneticilik değil liderlik kavramının ön plana çıktığını gözlemliyoruz.

Duygusal zekası yüksek liderlerin çalışanları anlama, motive etme ve başarıya ulaştırmadaki etkisinin anlaşılması, daha önce iş hayatında başarılı olabilmek için duygusal ve empatik yönlerini gizleme gereği hisseden kadınlar için önemli bir fırsat yaratıyor.

Eğitim, deneyim, teknolojik gelişmelere hakimiyet, kararlılık ve azim iş hayatında başarılı olabilmek için elbette önemli; ancak kendini ve ekibini anlayabilen, motive edip ilham verebilen, açık bir iletişim ile katılımcılık ve işbirliğini destekleyen liderlerin geleceğin dünyasında çok daha başarılı olacağını düşünüyorum.